Nü Türkçe mi? Dilin Yeni Haliyle Tanışalım
Hadi itiraf edelim, Türkçe’nin son yıllarda geçirdiği evrim herkesi biraz şaşırttı. Bizim eski, “ağır” ve “derin” Türkçemiz, şimdi internetin hızlı dünyasında bir tür “kısa ve öz” hale dönüştü. Kısacası, bir kelimeyle bir dünyayı anlatmayı başaran yeni dil formuna, halk arasında “Nü Türkçe” diyoruz. Ama, bu yeni dil şekli gerçekten Türkçe mi? Yoksa başka bir şey mi? Gelin, buna birlikte bakalım.
Nü Türkçe mi? Dilin Kısa Yolu
Herkesin cep telefonuna eğilip, mesajlaşmaya başladığı şu dönemde, eski usul “yazılı edebiyat”ın yerini hızla yeni bir dil alıyor. Mesela, birinin Instagram’da paylaştığı hikayede “Güzel bir gün” demek yerine, sadece “Güzel :)” yazmak, “Buna bayıldım” yerine “Bayıldım” demek… Hatta bazen “Buna bayıldım” bile fazla, “BAYILDIIM” şeklinde hepsi büyük harflerle yazılabiliyor!
İçimde bir yerde şu sorular dönüp duruyor: Bu yeni dil Türkçe mi? Gerçekten “bayıldım” diyen birine nasıl tam anlamıyla ulaşacağız? Hadi canım, belki de bayıldık ama bu kadarını iddia etmek cesaret ister.
Nü Türkçe’nin Hızlı Evrimi
Bir gün sabah uyandığında bir arkadaşım “Bana bi’ emoji yolla” dedi. İçimden geçirdiğim ilk şey şuydu: Emoji ne ya? Oysa ki çok değil, birkaç yıl önce, kelimelerle ifade edilen her şeyin yerine emojiler geçmeye başlamıştı. Şimdi düşünün, eski zamanların “aşkım” yerine belki “💖”, “bugün çok yoruldum” yerine ise “😩” kullanılıyor. Her şey bir simgeye dönüştü. Gözlerim bu değişime her seferinde biraz daha şaşkın bakıyor.
Biraz geçmişe gidelim, eski dilimizde “seninle çok gurur duyuyorum” demek ne kadar anlamlıydı, değil mi? Ama şimdi sadece bir “👏” yeterli. Evet, aynen öyle. Biz Türkler, dilin özünü bile özetlemeyi seviyoruz!
Nü Türkçe mi? Komik Anlar
Bir akşam, arkadaşlarla buluşmuşken biri telefonda konuşuyor ve cümlesini şöyle bitiriyor: “Oha yaa.” İçimden şöyle düşündüm: Bu kadar “oha” dedikten sonra ne kaldı ki geriye? İnsanlık olarak “oha” kelimesinin taşıdığı anlamı çok küçümsedik değil mi? Yani, “oha” demek için bir sebep yokken “oha” demek neden bir alışkanlık halini alıyor?
O kadar sık kullanıyoruz ki, bazen içimden “Oha!” demek yerine “O-haaa!” dediğimi fark ediyorum. Şimdi “Nü Türkçe” böyle bir şey işte; çok anlamlı ve derin cümleler kurmak zorunda değilsiniz. Zaten “oha” da yeterince derin bir his barındırıyor, ne de olsa hayat bazen sadece bu kadar basit değil mi?
Nü Türkçe’nin Geleceği: Biraz Kaygı, Biraz Umut
Beni tanıyorsanız, daha doğrusu, yakın zamanda tanıyanlar varsa, dilin evrimine nasıl kaygıyla yaklaşan biri olduğumu da fark etmişsinizdir. Çünkü her şeyi hızla kısaltmak, bir zamanlar anlamlı olan şeyleri basit kısaltmalarla ifade etmek, bana biraz tezat gibi geliyor. Dil, düşünceyi yansıtır derler, ya düşünceyi de kısaltmaya başladık! Bu kadar hızla gittiğimizde, bir süre sonra derin düşünceleri nasıl anlatacağız? “Güzel bir gün” yerine sadece “Güzel 😎” mi yazacağız?
Ama bir yandan da düşünüyorum: Belki de bu hızın bize kattığı rahatlık iyidir. Sonuçta, hızla dünyayı değiştiriyoruz. Bir şeyler kayboluyor, evet, ama başka şeyler de kazandırılıyor. Yani belki de bu yeni dil formu, geçmişin tüm ağır kelimelerine karşı bir isyan gibi, bir özgürlük hareketidir. Kim bilir?
Nü Türkçe mi? Sonuçta Kim Kimle Konuşuyor?
Bir akşam, evde yalnızken bir yandan televizyon izliyorum, bir yandan arkadaşım WhatsApp’tan bana yazıyor. “Yaa, bugün çok zorlandım.” Ben de hemen cevaplıyorum: “😩”
Sonra içimden bir ses: “Yani, belki de arkadaşım bir kelimeyle daha fazla anlatmak istiyordu ama ben nerdeyse her şeyimi emoji ile anlatırım diye düşünmüş oldum.”
Gerçekten de öyle. Belki de “Nü Türkçe” denilen bu evrimsel süreç, dilin evrimleşmesini sağlarken, bir nevi insan ilişkilerindeki derinliği de belirli bir düzeyde kaybettiriyor. Ama her şey değişiyor, bir şekilde, hepimiz buna alışacağız.
—
Nü Türkçe, Türkçemizin yeni haliyle tanışmaya devam ederken, bizler de bu hızla dilin nereye gittiğini görmek zorundayız. Bu dilin evrimi, bir yanda geçmişi kaybetmeye yönelik kaygılar taşırken, bir yanda da daha hızlı ve anlaşılır bir iletişim biçimine yöneliyor. Şu an için “Emoji gönder” derken, belki de tüm duygularımızı bir “💖”de anlatmaya çalışıyoruz. Neden olmasın?