Karabuğday Bir Buğday Mıdır? Gerçeklerle Yüzleşmenin Tam Zamanı! “Glütensiz mucize” mi, yoksa pazarlama dünyasının en büyük illüzyonlarından biri mi? Son yıllarda “sağlıklı beslenme” akımlarının en gözde kahramanlarından biri karabuğday. Market raflarında parlayan paketleriyle, restoran menülerinde gurme seçenek olarak sunulan bu ürün, pek çok kişinin aklında tek bir soruyu uyandırıyor: Karabuğday gerçekten bir buğday mıdır, yoksa adında geçen ‘buğday’ kelimesi sadece bir aldatmaca mı? Evet, bu yazıda bazı kesimleri kızdıracak ama gerçeği söylemekten de çekinmeyeceğim: Karabuğday, adında “buğday” geçtiği hâlde, aslında bir buğday değildir. Üstelik mesele bununla da bitmiyor. Bu bitkinin popülerleşmesinin arkasında ciddi bir bilgi kirliliği, bilinçli pazarlama oyunları ve…
Yorum BırakGüncel Hikaye Günlüğü Yazılar
Hümanist Bir İnsan Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Filozofun Bakışı: İnsan ve İnsanlık Üzerine Derin Düşünceler Felsefe, insanın varoluşunu, doğasını ve toplumla olan ilişkisini anlamaya yönelik bir arayıştır. İnsan, varoluşu boyunca sorularla boğulmuş bir varlıktır; “Kimim ben?”, “Neden varım?”, “Nasıl yaşamalıyım?” gibi temel sorular, her bireyin hayatında bir dönüm noktası oluşturur. Hümanist bir insan, bu sorulara, insanın kendisini anlaması, toplumla uyum içinde var olabilmesi ve evrensel değerleri savunabilmesi açısından bir yanıt arayandır. Filozoflar, insanı her zaman bir anlam arayışı içerisinde görmüşlerdir. Ancak, hümanizm, bu arayışa anlam katmanın, bireysel ve toplumsal düzeyde insanı merkez almanın bir yoludur. Peki, “Hümanist bir insan…
Yorum Bırakİki Bekar Oyunu Kaç Dakika? Bilimsel Bir Merakla Süre ve Deneyim Analizi Giriş: Bilimsel Merakla Başlayan Bir Sahne Yolculuğu Hayatın her alanında olduğu gibi sanatın da ardında bir düzen, bir ölçü, bir ritim vardır. Bir tiyatro oyununun süresi bile, izleyici psikolojisinden dikkat süresine, anlatı yoğunluğundan kültürel beklentilere kadar birçok faktörle şekillenir. “İki Bekar” oyununun süresi sorusu, yüzeyde basit gibi görünse de aslında sahne sanatlarının bilimsel bir yönüne kapı aralar. Peki bu oyun kaç dakika sürer? Sadece zamanı değil, bu sürenin izleyici üzerindeki etkisini, psikolojik arka planını ve tiyatro deneyimini nasıl şekillendirdiğini de incelemeye ne dersiniz? Gelin birlikte sahne perdesinin arkasına,…
Yorum BırakHoşça Kelimesi Nasıl Yazılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Siyaset bilimi, her ne kadar devletler ve politikalar etrafında şekillenen bir disiplin gibi görünse de, asıl gerçekte toplumsal yapıların, ideolojilerin ve güç ilişkilerinin derinlemesine incelenmesidir. Bu yazıda, “Hoşça kelimesi nasıl yazılır?” sorusunu sıradan bir dilbilgisel sorun olmaktan çıkarıp, toplumsal düzen ve iktidar ilişkileri üzerinden tartışmaya açacağım. Çünkü bir kelimenin yazılışı, yalnızca dilin değil, aynı zamanda toplumdaki normların ve güç yapılarına ilişkin bir yansımasıdır. Peki, dilin biçemi nasıl toplumsal hiyerarşileri, ideolojileri ve hatta vatandaşlık anlayışlarını şekillendirir? Bir siyaset bilimci olarak, dilin gücünü ve onun toplumsal düzen üzerindeki…
Yorum BırakHistolojik Takip: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarının Ardındaki Derin İzler: Psikolojik Bir Mercek Herkesin hayatında belirli anlar, olaylar ya da insanlar vardır ki, bu anlar zamanla içsel dünyamızda izler bırakır. Bu izler, bazen farkında olmasak da, ruh halimizi, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı şekillendirir. Psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemek için farklı bakış açıları geliştirmeye çalışırken, bu izleri görmek ve anlamak önemli bir adım oluyor. Tıpkı histolojik bir inceleme gibi, insanın duygusal ve bilişsel yapılarında yapılan takipler, kişiliğin ve davranışın derin katmanlarına inmeyi sağlar. Histolojik takip, genellikle biyolojik bir süreç olarak tanımlanır; ancak psikolojik bir perspektiften bakıldığında, insanın yaşadığı olaylar, ilişkiler ve…
Yorum BırakEn Büyük Sayı Kümesi Nedir? (Matematiğin Sonsuzluk Partisine Hoş Geldiniz 🎉) 🎈 Eğlenceli Giriş: Sayılarla Dans Etmeye Hazır mısınız? Matematik dünyasına adım attığınızda hemen herkes size küçük bir sır verir: “Sayılar sonsuzdur.” İlk başta kulağa havalı gelir ama sonra düşünürsünüz: “İyi de bu sonsuzluk tam olarak ne kadar büyük?” 😅 İşte bu noktada devreye sayı kümeleri girer. Onlar, matematiğin sosyal grupları gibidir: Doğal sayılar çocuk parkında koşuştururken, rasyonel sayılar kantinde kahve içer, karmaşık sayılar ise kafede felsefe yapar. Peki bu grubun en büyüğü kim? Matematiğin “patronu” hangi küme? Hazırsanız, birlikte sayı evreninin kapılarını aralayalım. Ama dikkat: Bu yolculukta biraz mizah,…
Yorum BırakDemir Sülfat Ne Zaman Atılır? Tarımda Sessiz Bir Yanılgı mı? Tarım dünyasında bazı bilgiler o kadar sık tekrarlanır ki, artık sorgulanmaz hale gelir. “Demir sülfat ilkbaharda atılır”, “çimlere demir sülfat atmazsan sararır”, “her yıl düzenli kullanmalısın” gibi cümleler neredeyse kutsal kabul edilir. Ama durup sormamız gereken bir şey var: Gerçekten doğru mu? Yoksa yıllardır bize ezberletilen bu uygulamalar, toprağımızı ve bitkilerimizi yavaş yavaş zehirliyor mu? Demir Sülfat: Gerçekten Kurtarıcı mı, Yoksa Sessiz Bir Tehdit mi? Demir sülfat, özellikle demir eksikliğine bağlı klorozu önlemek amacıyla kullanılan en yaygın gübrelerden biridir. Çim alanlardan meyve ağaçlarına, sebze bahçelerinden süs bitkilerine kadar geniş bir…
Yorum BırakHavanın Nem Açığı: Öğrenme ve Anlam Arayışı Öğrenmenin gücü, zihnimizdeki kapalı alanları açma ve bilginin yeni yollarla şekillenmesini sağlama gücüne sahiptir. Bir eğitimci olarak, her gün öğrencilerin bilgiyi nasıl “emdiği” ve anlamı nasıl “yoğunlaştırdığı” üzerine düşünürüm. Tıpkı bir çiçeğin güneş ışığına ihtiyaç duyması gibi, insanın da öğrenmeye, anlamaya ve dönüşmeye ihtiyacı vardır. Ancak bu süreç her zaman doğrudan değildir; bazen, öğrenme tıpkı havanın nem açığı gibi bir boşluk yaratır. Havada ne kadar fazla nem varsa, o kadar rahat bir şekilde su buharı yoğunlaşır. Aynı şekilde, zihnimizdeki boşluklar da anlamın, bilginin ve anlayışın yoğunlaşmasına olanak tanır. Bugün, bir doğa olgusu olan…
Yorum BırakKaç Çeşit Alarm Var? — İnsanlığın Uyanma Biçimleri Üzerine Antropolojik Bir İnceleme Bir antropolog olarak her sabah aynı sesle uyanmanın kültürel bir alışkanlık mı, yoksa modern dünyanın ortak kaderi mi olduğunu düşünürüm. “Kaç çeşit alarm var?” sorusu, yalnızca teknolojiyle ilgili değildir; insanlık tarihinin uyanma, uyarılma ve farkına varma biçimlerini anlamamızı sağlar. Çünkü alarm, her kültürde farklı bir sembol taşır: bazen bir sabah çağrısı, bazen bir tehlike sesi, bazen de toplumsal ritmin kalp atışıdır. — Alarmın Antropolojik Kökeni: Sesin Kültürel Anlamı İnsanlık tarihi boyunca ses, hem iletişim aracı hem de kontrol mekanizması olmuştur. Antropolojik açıdan alarmın kökeni, toplulukların çevresel tehlikelere karşı…
Yorum BırakHırsızlık Yapan Hangi Cezaevinde Yatar? Toplumsal Yapı ve Bireyin Kesişim Noktasında Bir Sosyolojik Analiz Bir araştırmacı olarak, toplumun derin katmanlarını anlamaya çalışırken bazen en sıradan görünen sorular bile bizi karmaşık yapısal ilişkilerin içine çeker. “Hırsızlık yapan hangi cezaevinde yatar?” sorusu da bunlardan biridir. İlk bakışta sadece hukuki bir yanıt bekleriz, oysa bu soru bize adaletin, toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin nasıl şekillendiğini anlatır. Çünkü bir cezaevi, sadece suçluların değil, toplumun değer yargılarının da tutulduğu yerdir. Toplumsal Normlar ve Hırsızlığın Sosyolojik Anlamı Toplum, normlar aracılığıyla bireylere “doğru” ve “yanlış”ı öğretir. Hırsızlık, bu normların açık bir ihlalidir. Ancak bu ihlal…
Yorum Bırak