Akım Nereden Nereye Hareket Eder?
Hayatın akışını bazen öyle bir hızla hissediyorsunuz ki, nereye gittiğini anlamak neredeyse imkansız oluyor. Bir anda başınızı çevirip bakıyorsunuz ve ne olduğunu anlamadan, geçen zamanın size nasıl dokunduğunu fark ediyorsunuz. Kayseri’de, 25 yaşında bir genç olarak, her anı dolu dolu yaşayan biri olarak, hayatımda olan bitenleri görmek bazen zor olabiliyor. Fakat işin en ilginç tarafı şu: Akım nereye hareket eder, bunu yalnızca zamanla değil, o anın içinde ne hissettiğinle de anlayabiliyoruz. Peki, ben neredeyim? Bunu ancak yaşadıkça, akışa kapıldıkça fark ediyorum.
İlk Adım: Bir Yola Çıkmak
Bir sabah, sonbaharın o yumuşak, serin havasında, Kayseri’nin sakin sokaklarında yürürken, kendimi bir çıkmazda hissettim. O sabah, içimde ne bir rahatlık vardı ne de huzur. Geçen gün yaşadığım o hayal kırıklığının ağırlığı hâlâ üzerimdeydi. “Akım nereden nereye hareket eder?” sorusu aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Bunu düşündükçe, kendimi bir yolda kaybolmuş gibi hissediyordum. Kafamda binbir düşünce vardı, ama bir türlü bir adım atamıyordum.
Zihnimdeki bu karmaşa beni hapsederken, bir yandan da hep daha fazlasını arzuluyordum. İnsan bazen, her şeyin çok yolunda gitmediği anlarda, en çok ihtiyacı olan şeyi bulmak için tek başına yola çıkıyor. Ve ben de bir sabah, içimdeki boşluğu doldurmak için bir karar verdim. O kararı aldıktan sonra, dünyaya bir adım daha atmış gibi hissettim. O andan itibaren, o basit yürüyüşte her şeyin birdenbire değişmeye başladığını fark ettim. Her adımda, akımın nereden hareket ettiğini bir parça daha anlayarak, hissettiklerimi daha net gördüm. Bir yolculuk başlamıştı; yolculuğun sadece dışarıda değil, içimde de bir anlamı olacağı kesindi.
Yolda Beni Bekleyen Ne?
İlk başta yola çıktığımda hiçbir şeyin değişeceğini düşünmemiştim. Kayseri’nin meydanlarında, insanların yürürken aynı bakışlarla birbirlerine selam verdiğini görmek, çoğu zaman bana huzur verir. Ama o gün, etrafımda her şey bana yabancı geliyordu. O an, yolculuğumun yalnızca fiziksel değil, içsel bir keşfe dönüşeceğini hissetmiştim. O an fark ettim ki, yaşamın akışı bazen bizi bir yerlere götürürken, aslında en çok da bizi içsel olarak harekete geçiren bir güçten oluşur.
O sabah, kafamda en çok meşgul eden sorulardan biri, “Akım nereden nereye hareket eder?” sorusuydu. Akım, hayatın genel anlamda nereye gittiğini sormak gibiydi. Zihnimde, içimdeki duyguların kargaşasında bunun cevabını arıyordum. Ne tam olarak nereye gitmek istediğimi biliyordum, ne de nasıl bir yol izleyeceğimi. Ama bir şey netti: Her şey değişmişti.
İlk Karşılaşma
Birden, karşıma bir kafe çıktı. O kadar tanıdık ama bir o kadar da uzak bir yerdi. İçeri adımımı attığımda, camlardan içeri süzülen güneş ışığı gözlerimi kamaştırdı. Bir köşe masasına oturup, sıcak bir kahve söyledim. İçimden sadece bir şey dilemiştim: “Bütün bunlar neden oluyor?” Ama belki de o cevabı, o kadar çok aradım ki, artık hiçbir şeyin cevap olmadığını fark ettim. Duygularım öylesine karmaşık ve bulanıktı ki, bu soruyu sormak, kendimi bulmaya başlamamın ilk adımıydı.
Bir süre sonra, kahvemi içip etrafı izlerken, aklımda tek bir düşünce vardı: “Hayat bu kadar hızlı mı olmalı?” Evet, hayat bana hızla akıyordu ve bu hızın beni ne hale getirdiğini fark edemiyordum. Ama o an, sadece bir kahve içmenin bana nasıl derin bir içsel keşif sunduğunu fark ettim. İçimden bir şeylerin hareket ettiğini hissedebiliyordum. Bunu hissetmek, akımın bir parçası olmak gibiydi. O an, bu akışın içinde olduğumu fark ettim.
Kapanış: Akım Nereden Nereye Gider?
Zaman ilerledikçe, günün her anı beni içsel bir yolculuğa daha da yakınlaştırdı. Akım nereden nereye hareket eder sorusu, o kadar anlamlı bir hale geldi ki, o sabah düşündüğüm o karmaşa yerini huzura bıraktı. Ne zaman ki kendimi kaybettiğimi düşündüm, o zaman aslında her şeyin tam da olması gerektiği gibi olduğunu fark ettim. Akım, kaybolduğum yerden hareket ediyor, ama her zaman geri dönecek bir yer buluyor.
Kayseri sokaklarında bir sabah yürüyüşü yaparken, düşündüğüm soruya net bir yanıt bulamasam da, bir şeyin net olduğunu biliyorum: Bazen, cevaplar yalnızca bir adım ileri gitmekle gelir. Ve o adımı atarken, duygularınız da bir şekilde sizi yönlendirir. Akım, yer değiştirdiği her noktada yeni bir şey bırakır ve o yeni şey, size hayatın en beklenmedik yönlerini gösterir.
Belki de, hayatın akışı, bir yerden bir yere gitmek değil, her anın içinde olmakla ilgili bir şeydir. O anı yaşarken, size ne sunduğuna dikkat edin. Hangi sorunun cevabını almak için bir kahve içiyorsanız, o an her şeyin biraz daha netleştiğini hissedeceksiniz.